![]() |
|
31.05.2010, Strazburg
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Reformu: Protokol 14 Yürürlükte.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini daha etkili kılmaya çalışan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklere İlişkin Avrupa Sözleşmesi 14. Protokolü, yürürlüğe girdi.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı Jean-Paul Costa, ortak bir açıklama yaptı ; "14. protokolün yürürlüğe girmesi, mahkemenin ve Avrupa'da insan haklarının korunmasının etkisini artırmak adına önemli bir adımdır.Sözleşme, Avrupa çapında ortak bir yasal alan yaratacak kurumların oluşturulmasını öngörmektedir.Protokol 14 mahkemeye, insan hakları sorunlarına dikkat çeken davalara daha fazla odaklanma olanağı tanıyacak, böylece mahkeme görevini daha iyi yerine getirecek."
"Protokol 14., AB'nin sözleşmeye erişilebilirliği açısından, bağlı olduğu Lisbon Antlaşması çerçevesinde de yasal zemin oluşturmaktadır.Mahkeme tarafından yorumlandığı şekilde, sözleşmede korunan hakları göz önünde bulundurarak AB'nin yasal düzenini bağımsız ve dışarıdan bir kontrol mekanizmasına açması ,Avrupa Birliği katılımının Avrupa'da insan haklarının korunmasını daha da güçlendirecektir."
Protokol 14 mahkemenin prosedürleri
Reformun başka bir amacı ise Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulunun yargıçların kararlarını gözlemleme ve denetlemedeki rolünü artırmaktır.
Yürürlüğe giriş ,sözleşmedeki son ülke Rusya'nın da onaylamasından üç ay sonra 1 Haziran 2010'da gerçekleşecektir.
Editörlere not:
2009'da, 57.200 başvuru Mahkemeye ulaşmıştır.İşlem bekleyen başvuru sayısı 119.300 dür.2010'da 23.800 başvuru mahkemeye ulaşmış ve mevcut bekleyen işlem 125.900 a yükselmiştir.
Mahkemedeki aşırı yığılma genel olarak iki nedene bağlanabilir:yapılan pek çok başvurunun 'başvuruya uygunsuzluk' nedeniyle reddedilmesi (%90'dan fazla) ve tekrar eden davalar ( her yıl davaların %60'ını oluşturmaktadır).
Protokol 14'ün getireceği gelişmelere rağmen, daha kurultay sisteminde değişiklik gerekmektedir.Şubat 2010'da Interlaken'de (İsviçre) Mahkemenin geleceğine ilişkin toplanan konferansta, 47 Avrupa Konseyi üyesi ek olarak kısa ve orta vadeli reform ölçütleri sunan bir hareket planı kararı aldılar.
Protokol 14- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Reformu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklere İlişkin Avrupa Sözleşmesi hükümleri uyarınca 51 yıldır varlığını sürdürmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bugün 47 ülkedeki 800 milyon insanın haklarını korumaktadır. 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Sözleşmeye yeni ülkelerin dahil olması, mahkemeye olan ilgiyi artırmış ve yapılan dava başvurularının artmasına yol açmıştır.Bu gelişme mahkemenin etkisini ve ilerideki konumuna ilişkin soruları da beraberinde getirmiştir.
Beklemeye alınan başvurular geçtiğimiz yıllarda katlanarak artmış, son 10 yılda 100.000 civarında artış göstermiştir.
Mahkemedeki bu aşırı yüklenme iki nedene bağlanmaktadır;
Mahkeme tarafından uygun görülmeyen başvurular için yapılan işlemler ( kararla sonuçlananlar %90'ın üzerindedir)
Mahkemenin, sözleşmenin açıkça ihlal edildiği durumlara ait hükümlerine dayanan yapısal sorunlarla ilgili başvurular.Her yıl başvuruların %60'ını bu tarz gerekçeler oluşturmaktadır.
Avrupa Konseyi 1998'de Strazburg da kalıcı bir mahkeme kurarak sistemi bu yığılmayı engellemek adına sistemi basitleştirme , işlemlerin süresini kısaltma ve işlemleri tamamen meşru bir şekilde gerçekleştirmeyi amaçlamıştır.
Ancak yığılmanın engellenemeyişi, sistemin eşsiz özellikleri olan sürecin yasal karakteri ve bireysel başvuru hakkını zedelememek kaydıyla mahkeme için bir reformu gerekli kılmıştır.
Protokol 14, mahkemenin etkinliğini artırmak ve hem mahkemenin hem de mahkemeyi denetlemekle görevli Bakanlar Kurulunun iş yükünü azaltmak adına ciddi insan hakları sorunlarına ilişkin davalara odaklanılmasını amaçlamıştır.
2009'da, Protokol 14'ün yürürlüğe girmesinin gecikmesi üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Madrid'de toplanarak , acilen hükümlere yönelik ölçütlere ilişkin bir Protokol No 14.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi imzalayarak bağımsız yargıçların ve üç yargıç kurulunun yetkilerini tanımlamıştır.
1 Haziran 2010 da Protokol 14 Rusya'nın da onayıyla yürürlüğe girmiştir.
Protokol 14'te belirtilen değişiklikler nelerdir?
Üç farklı alanda değişiklik yapılmıştır;
- Mahkemenin uygunsuz bulunan başvuruları eleme mekanizmasını geliştirilmesi
- Başvuranın belirgin bir mağduriyeti olmamasına rağmen başvurması durumuna karşın yeni 'başvuruya uygunluk' ölçütleri belirlenmesi
- Tekrar eden başvurulara ilişkin yeni ölçütler belirlenmesi
Sözleşmedeki son değişiklikler şu şekildedir:
Yargıçların seçimi: 9 yıllık yenilenemez görev süreci 6 yıllık, gerektiğinde yenilenebilir 6 yıllık ek bir görev süresiyle değiştirilmiştir.Amaç yargıcın bağımsızlığı ve özgürlüğünü artırmayı amaçlar.Yaş sınırı 70 dir.
Bağımsız yargıçların yetkileri: Protokol 14 yürürlüğe girmeden önce bu yetki 3 yargıçtan oluşan bir kurula aitken, Bağımsız bir yargıç, üzerinde fazla düşünmeye gerek kalmayacak kararlarla ilgili uygunsuz başvuruları, son karar niteliğinde reddedebilecektir.
Başvurabilirliğin şüpheli olduğu durumlarda, bağımsız yargıç , yargıç kuruluna
danışabilir.Bağımsız yargıçların, seçildiği ülkeye ilişkin başvuruları değerlendirmemesi gerekmektedir.
Üç yargıçtan oluşan kurulunun yetkileri: Üç yargıçtan oluşan bir kurul, davaların başvuruya uygun olup olmadığını beyan edip, yasaya göre iyi kurgulanmış başvuruların işleme alınmasına karar verirken, son düzenlemelerle, yalnızca başvuruları oybirliğiyle geçersiz sayabilecek, uygunluğu konusunda karar verme yetkisini yedi yargıçtan oluşan kurullara ya da Büyük Kurula devredecektir.
Önceki durumun tersine, üç yargıçtan oluşan bir kurul başvurunun niteliğine karar verse bile, kurulun üyesi ilgili devlete saygısızlık etmemek adına seçilen yargıçlar kurulun üyesi olmak zorunda değildir.Özellikle başvuru milli değerlerin yıpratılmasına ilişkinse kurul, yargıcı değiştirebilir.
Başvuruların uygunluk niteliklerine ilişkin kararlar:İşlemlerin başlamasına ve yargıçların seçilmesi sürecini hızlandırmak için, başvuruya uygun bireysel başvuruların kabul
kararı ortak alınacak.Bu mahkemenin ortak uygulamasıdır.Ancak,devletlerarası başvuruları kapsamamak kaydıyla,bazı özel başvurulara ilişkin ayrı kararlar alabilir.
Yeni 'başvuruya uygunluk' ölçütleri: Protokol önemli ve ciddi insan hakları ihlallerine eğilen davalara odaklanılmasını mümkün kılmaktadır.İnsan hakları çerçevesinde ciddi bir mağduriyeti bulunmayan kişilerce yapılan,İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesiyle ya da ulusal yasalarına aykırı sayılmayan durumlara ilişkin başvurular kabul edilmeyecektir.
İnsan Hakları Delegesi:Üçüncü taraf olarak duruma müdahale etme hakkına sahiptir.Mahkeme başkanı tarafından, beklemede tutulan davalara müdahale etmek adına yazılı bir şekilde görüşlerini belirtmesi ya da duruşmalarda bulunması için çağırılabilir.
Mahkemenin iş yükünü azaltmak amacıyla, protokol 14,işlemin ilk basamaklarında, özellikle tekrar eden davalara ilişkin başvuruların barışçıl çözümlemelerle bağlanmasına teşvik etmekte, Bakanlar Kurulu'nun bu çözümlemelerde denetleyici ve uygulayıcı olmasını öngörmektedir.
Yargılamanın Uygulanması: Protokol 14'e göre Bakanlar Kurulu ,mahkemenin , uygulamada zorluk çıkartan kararlarla ilgili son kararları yeniden yorumlamasını isteyebilir.Kararın yorumlanmasında anlaşmazlık varsa, salt çoğunlukla karar verilebilir.
Kararların seri bir şekilde uygulanabilmesinin önemi göz önüne alındığında, özellikle yapısal sorunlara ilişkin davalarda,yeniden başvuru yapılmasını engellemek adına Bakanlar Kurulu salt çoğunlukla, kararın uygulanmasının mümkün olmadığını iddia ederek mahkemeye geri dönmek için işlem başlatabilir.
Avrupa Birliği'nin katılımı:Protokol 14, Avrupa Birliği'nin Sözleşmede taraf olabilmesi durumunu da içermektedir.Lisbon antlaşması da Avrupa Birliği'ni sözleşmeye dahil olması gerekliliğine dikkat çekmektedir.Avrupa'da yasal bir temel haklar alanı yaratmak adına,AB'nin dahil olması önem taşımakta ve sözleşmede bu duruma ilişkin değişikliklere gidilmesi gerekebilmektedir.
Protokol 14 beklemede olan başvurulara etki edecek mi?
Yürürlüğe girdiği andan itibaren, mahkemede beklemede olan başvurulara uygulanabilecektir.Ancak,protokol yürürlüğe girmeden önce uygun sayılıp kabul edilen başvurular yeni ' başvuruya uygunluk' ölçütlerinden etkilenmeyecektir.
Protokol 14 yürürlüğe girince Madrid Antlaşması ve Protokol 14bis ne olacaktır?
Bu antlaşmalar, mahkemeye kısa vadeli çözümler sunmayı hedeflemiştir.Bağımsız yargıçların açıkça uygunsuz bulunan başvuruları reddedebilmesi ve üç yargıçtan oluşan kurulların tekrar eden başvuruların niteliklerine karar vermesini sağlayan iki hükmün
hemen uygulamaya geçmesini sağlamıştır.
Protokol 14 Mahkemedeki dava yükü sorununu çözebilecek midir?
Mahkemenin etkisini artıracağı düşünülmektedir ancak yığılmayı tamamen engelleyemeyecektir.
Bakanlar Kurulu'na hukukçulardan oluşan bir komite yeni bir yasal inceleme ve eleme mekanizması ve mahkemenin fonksiyonuna ilişkin kurumsal düzenlemeler içeren yasalar oluşturulmasını önermişlerdir.
Mahkemenin ileriye yönelik yenilikleri neler olabilir?
47 ülkenin bakanlarından oluşan bir konferans, Şubat 2010'da,(İsviçre)Interlaken'de toplanarak ortak bir Eylem Planı kararı aldılar.
Devletlerden, başvuruları eleme ve değerlendirme mekanizmasına ilişkin işlemler ve sözleşmenin ulusal düzeyde uygulanmasına ilişkin uygulamaların 2011'den önce Bakanlar Kurulu'na beyan edilmesi istendi.
Bakanlar Kurulu, 2012-2015 yılları arasında Protokol 14 ve Eylem Planı çerçevesinde mahkemenin durumundaki gelişmeleri inceleyecek,2019 bitmeden önce daha kalıcı ve etkili değişikliklere gerek olup olmadığına karar verecektir.