![]() |
|
21-25/06/2010, Strazburg
Yaz Oturumu: 21-25 Haziran 2010
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı "Herkes için demokrasi olur ya da gerçek bir demokrasiden bahsedemeyiz" dedi.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi başkanı, Haziran oturumunun açılış konuşmasında, bu oturumun, Batı Balkanlar'dan üç hükümet ve devlet yöneticilerinin toplantısını, Bakanlar Komitesi Makedon Başkanlığı'nın konuşmasını ve Kosova'daki durum hakkında bir tartışmayı içereceğini söyledi. Başkan, beraberindekilerle yaptığı bölge ziyaretlerine ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin Bosna-Hersek ve Arnavutluk üzerine yaptığı tartışmalara, özellikle kendi başkanlığı döneminde, Avrupa Konseyi'nin Balkan yönünü açıkça ortaya koyan bıçak sırtındaki öncelikli konulara vurgu yaptı. Başkan, "Bana, Balkan ülkelerinden gelen arkadaşlarıma şunu söylememe izin verin: Avrupa Konseyi ilkeleriyle uyumlu bir şekilde ülkenizde yaptığınız değişimlerden gurur duyuyoruz, sizi bu süreçte yardım etmeye hazırız ve mümkün olduğunca erken Avrupa Birliği'ne girebilmeniz için sarf ettiğiniz çabaları desteliyoruz" dedi.
Avrupa'daki demokrasi üzerine iki yılda bir yapılan tartışmaya ita fen, Başkan zamanlamanın bundan daha iyi olamayacağını söyledi. "Birçok Avrupa ülkesinde, mali ve ekonomik krizin ilk dalgasından sonra, bu krizin demokratik sistemimizin işlevi üzerinde sonuçlar doğuracağını hissettik ve bundan korkmaya başladık. Bazı dezavantajlı grupların hassasiyetinde ve hoşgörüsüzlük ve ayrımcılıkta artış mevcut. Bu konular bizim siyasi sistemimizin kalbinde yatıyor. Ya demokrasiyi herkes için yaparız ya da gerçek bir demokrasiden bahsedemeyiz" şeklinde konuşmasını devam etti.
Başkan, Meclis tarafından teklif edilen bu essiz forumun, gelecek yıl Strazburg'da çeşitli dinî liderlerin yansıra, Medeniyetler İttifağı'nın kurucuları Türkiye ve İspanya Başbakanlarıyla bir tartışama düzenlemek için bir fırsat olduğunu duyurdu. "Bu tartışmada, İslam, İslamcılık ve Avrupa'da İslam korkusu raporları üzerine yapılacak tartışmaları dört gözle bekliyorum. Tartışma kolay bir iş olmayacak; fakat doğru sonuçlar doğuracağından da kanîyim" diye de ekleme yaptı.
Başkan ayrıca, AB'ye üye olmayan ülkelerde Avrupa Konseyi değerlerinin benimsenmesinde üstlendiği göreve de değindi. "Bu bağlamda, İsrail'in Gazze'ye insanî yardım götüren gemilere yaptığı baskın ve bunu 9 kişinin ölümüyle sonuçlanması bende şok yarattı. Bu trajik olaydan sonra yaptığım ivedi konuşmamda, İsrail güçlerince yapılan bu saldırıyı kınadım ve güç kullanımının uygunsuzluğunu dile getirdim. İnsanî ve barışçıl eylemlere karışan insanları hedef almak asla meşrulaştırılamaz ve Avrupa Konseyi ilkeleriyle de bağdaştırılamaz. Ortadoğu'ya ita fen acil bir tartışma önerisi Büro tarafından desteklendi ve muhtemelen bu konuda Meclis'i de aramızda görme şansımız olacak" dedi başkan.
Son olarak, başkan, siyasi amaçlar için etnik gerginliklerin istismar edilmesi sonucunda yüzlerce insanın öldüğü, binlercesinin mülteci haline geldiği ve yerlerini terk etmek zorunda kaldığı Kırgızistan'daki gibi acil durumlarla baş etmek için Avrupa Konseyi'nin gerekli yetiye sahip olmadığını da vurguladı. "Fakat biz olanlar olmadan önce daha aktif olmamalı mıyız? Demokrasi için ortağımızı cömertçe kullanmamalı, henüz bizim standartlarımıza erişememiş olsa ülkelere bunu önermemeli miyiz? Ama müdahil olduğumuz yerlerde gerçek bir değişiklik yaratabilir ve birçok hayat kurtarabilirdik" diyerek başkan konuşmasını sonuçlandırdı.