Kültürler arası diyalog hayati derecede önemlidir. Küresel göç, iletişimdeki devinimler gibi yakın zamandaki gelişmeler kim olduğumuz ve komşularımızın kim olduğu konusundaki yerleşmiş düşüncelerimize, toplumumuzun gelişmesi hakkındaki uzun dönemde oluşan vizyonumuza, uluslar arası kurumların değer ve rolleri konularında bizlere meydan okuyor. Kültürler arası diyalog Avrupa Konseyi’nin eylemlerinin işaret ettiği başlıca değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinin doğrudan anlatımıdır. Avrupa Konseyi 1949’daki kuruluşundan beri, Avrupa’daki insanlar arasındaki anlaşmazlıkları önlemek ve karşılıklı anlayışı arttırmak için hem kültürel çeşitliliği hem de kültürler arası diyalogları teşvik etmektedir. 2005’te devletin ve hükümetin başındakiler kültürler arası diyalogun Avrupa Konseyinin önceliği olmasına karar verdiler. Bu siyasi vaadi eyleme dönüştürmek için Bakanlar Kurulu kısa bir süre önce siyasi bir doküman hazırladı “ Kültürler Arası Diyalog Üzerine Beyaz bir Sayfa” Bu dokümanın başlığı “ İtibari Eşitlikle Beraber Yaşamak” bu dokümanın ana mesajı; evrensel değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti olmadan kültürler arası diyalog oluşturmanın imkansız olduğudur. Bu değerler temelinde, kültürler arası diyalog kültürel ayrılıkları olan toplumların arasındaki kargaşayı giderme yoludur. Avrupa Konseyi insan haklarının özgürlük, adalet, eşitlik ve dayanışma için ön şart sağladığına inanıyor. Bu yüzden, biz demokratik prensiplere, insan haklarına ve hukuk devletine saygının olmadığı hiçbir yerde anlamlı ve yapıcı bir kültürler arası diyalogun olmayacağı konusunda ısrar ediyoruz. Uluslararası organizasyonların çoğu bugün burada insan haklarını korumak için uluslararası normları ve araçları belirlemek üzere buradalar. Hepimiz insan onurunu zedeleyen ve ciddi insan hakları ihlallerine sebep olan ayrımcılık, ırkçılık ve her türlü hoşgörüsüzlük konularında artan bilinçten sorumluyuz. Bir önceki kampanyamız “Herkes Farklı Herkes Eşit” ‘in başarılı olmasının sebebi de budur. Yeni Avrupa Konseyi kampanyası da medya profesyonelleri ve gazeteciler için eğitim okulları ile işbirliği içinde çalışacak ve birkaç hafta içinde başlayacak. Önümüzde bulunan ikinci konu ise kültürler arası yetkilere duyulan ihtiyaçtır. İşe otomatik olarak elde edilmeyen kültürler arası diyaloglardaki yetkilere duyulan ihtiyacı tanımakla başlamalıyız. Bunların öğrenilmesi, uygulanması ve sürdürülmesi gerekmektedir. Bu yüzden çok kültürlü Avrupa’da sorumluluklarını farkında olan kamu otoritelerini, profesyonel eğitimcileri, sivil toplum örgütlerini, dini grupları medyayı ve tüm diğer eğitici role sahip kişi ve kurumları göreve çağırıyoruz. Vatandaşlık ve insan hakları konusunda eğitim teşviki, öğrenci ve eğitmen değişim programları, tarihin öğretilmesi, dil eğitimi, kültürler arası yetenek ve davranışlar üzerine eğitim bunlar dünya çapında eğitimcilerin tetkik etmesi geren başlıca konulardan sadece bir kaçı ve bu uluslararası organlar için büyük bir görev. Bu görevde ise işbirliği ve çeşitliliği sağlamak en önemli unsurlardır. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (OSCE) ve örgütün demokratik kurumlar ve insan hakları masasının teşvikiyle Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Üyesi ve UNESCO “okul sisteminde vatandaşlık eğitimini ve karşılıklı anlayış ve saygı eğitimini de içeren insan haklarının iyi bir uygulamasının özeti” ‘ni üretmek için beraber çalışıyor. Özet Aralık ayında yayınlanacak. Bu 2009’a kadar sürecek olan İnsan Hakları Eğitimi Dünya Programının birinci dönemindeki dört kurumun ortak yazısı olacak. Avrupa Konseyinde ayrıca Lisbon’da “Kuzey Güney Merkez”, Oslo’da “Demokratik vatandaşlık eğitimi ve kültürler arası eğitim için Avrupa Kaynak Merkezi” ve bir çok gençlik sivil toplum örgütleri ile yaptığımız aktiviteler ile kültürler arası işbirliği sağlıyoruz.Yakın örnekler çeşitli gençlik örgütlerinden. “İnsan Hakları eğitimi ve Kültürler Arası Diyalog Gençlik Programı” ve Sırbıstanlı, Kosovalı, İsrailli ve Filistinli gençleri bir araya “Barış Kampı”. Şimdiye kadar, kültürler arası yetki konusundaki eylemlerimizi öncelikle öğretmenler ve öğretmen yetiştiricilere yönlendirdik. Yeni kampanyanız ise gazeteciler ve gazetecilik öğrencilerine yönelik olacak. Diğer olası grup ise sağlık ve sosyal servis çalışanları. Görüşmemizin üçüncü konusundan bahsedersek ki bu kargaşanın önlenmesi, kültürler arası diyalogda bu konunun geçmesi çok olasıdır. Başarılı bir şekilde yönlendirilmiş kültürler arası diyalog, oluşabilecek gerilimlerin ve radikaller tarafından oluşabilecek herhangi bir sömürünün etkisiz hale getirilmesine yardımcı olacaktır. Bu sebeple kültürler arası diyalog uluslar arası yasal işbirliği ve insan hakları korunarak terörizme karşı verilen mücadelede Avrupa Konseyinin üç-sonuçlu yaklaşımının bir parçasıdır. Sonuç olarak, bugünkü konumuzun önemini bir kez daha tekrarlamalıyım. Kültürler arası diyalog tüm dikkatimize ve bağlılığımıza ihtiyaç duyar. Ayrıca yaratıcılığa ve açık görüşlülüğü de ihtiyaç duyar. Ve en önemlisi bu konuda öz ve eyleme yönelik olmalıyız. Sözsüz diyaloglar olabilir fakat eyleme yönelik hareket etmezsek, anlamlı bir kültürler arası diyalog oluşturamayız. |