“Demokrasi Yaz Okulu”
Yavuz MILDON, Avrupa Konseyi yerel ve bölgesel yönetimler Kongresi Başkanının konuşması
03.07.2008, Strazburg


Avrupa Konseyi yerel ve bölgesel güçler Kongresi Başkanı olarak, Karadeniz ülkelerindeki bölgesel işbirliği konusundaki bu çalışma oturumunu açmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bayanlar baylar, Karadeniz bölgesi doğal kaynaklar açısından zengin bir coğrafi bölgedir. Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasındaki birleşimde stratejik bir konuma sahiptir. Önemli bir nüfusla zenginleştirilmiş ve yükselen bir gelişme potansiyeline sahip Karadeniz bölgesi, enerji ve ulaşım akışı için birinci plan bir kesişme noktası teşkil eder.
Fakat şunu da belirtmek gerekir ki, henüz çözülmemiş “önlenemeyen kargaşalar”ın devamında cereyan eden meydan okumalarla, çok sayıda çevre sorunlarıyla, yasadışı göçmenler sorunuyla ve organize suçlarla yüzleşen bir bölgede yaşıyoruz.

Bildiğiniz üzere, Kongre, son yıllarda Karadeniz havzasının karasal yetkilileri arasındaki işbirliği geliştirmek amacıyla bu bölgeye büyük miktarda enerji aktarmıştır. Avrupa’nın bu bölgesiyle ilgilenen Kongre, kendi yetki alanında durarak, mevcut girişimlere tamamlayıcı olarak etken olmayı diliyor. Aslında Kongre, farklı ülkelerdeki bölgelerde ve belediyelerdeki yetki ve sorumluluklara tamamen saygı duyarak, Karadeniz Havzasındaki yerel ve bölgesel otoriteler arasında işbirliği geliştirme yolları arıyor.

Biz, bölgede karşılıklı ve büyük bir güven ortamı geliştirmek amacıyla  görevlendirildik ve bu amaç, Karadeniz Havzasında yerel ve bölgesel düzeyde bölge içi ve sınırlar ötesi işbirliği başlatmaktır.

Bu bağlamda, biz Avrupa düzeyinde mevcut hukukı araçları hesaba katıyoruz. Bu araçlar, - Avrupa Konseyi kadro Sözleşmesi (Madrid Sözleşmesi aynı zamanda) gibi – bazı devletlere işbirliklerini geliştirme olanağı sağlar, fakat bu araçlar ilgili vatandaşların zihinlerinde sınırlar ötesi işbirliğini tetiklemeye yeterli değildir.

Bu sebeplerden dolayı, Kongre yeni bir proje öne sürdü: bir “Avrupa Bölgesi Karadeniz” başlatmak. Amaç, deneyim ve becerikliliğin gerçek değişimine olanak vermek ve bu coğrafik bölgedeki yerel ve bölgesel yönetim temsilcilerini bir araya getirecek bıir şebeke oluşturmaktı.

Dolayısıyla Kongre, “Avrupa Bölgesi Karadeniz” projesini gerçekleştirmeye başladı. Bu projeyi geliştirmeye ve belirlemeye üç önemli olay yardımcı oldu: ilk olarak Romanya, Canstanta’da gerçekleştirilen konferans, daha sonra da Türkiye, Samsun’da ve Ukrayna, Odessa’da gerçekleştirilen konferanslar.

Bu üç konferans, Kongre’ye, Karadeniz havzasındaki yerel ve bölgesel otoritelerin yüzleştiği sorunları tahlil etme olanağı tanımıştır: çevrenin korunması;  kültürler arası değişimlerin gelişmesi ve sosyal bağlılık; göçmen akımlarının yönetimi; durağan bir turizmin teşvik edilmesi, etc.

Dolayısıyla Kongre, ortak samimi bir çalışma ortamına elverişli, yerel ve bölgesel düzeyde bir işbirliği kadrosu oluşturmak amacıyla avrupa-bölgesel bir yapı oluşturmayı sunmuştur.  Yürürlüğe girdiği an, bu Avrupa Bölgesi projesi, bölgeselleşme surecini başlatmak ve teşvik etmek ve, yerel ve bölgesel otoritelerin yetkilerindeki gelişmede önemli bir role sahip olmak amacıyla, bir işbirliği platformu oluşturması bekleniyor. Aynı zamanda böyle bir projenin, avrupa ve uluslar arası planda farklı mevcut finansal araçları kullanarak, çok yönlü girişimlere başlamaya ve işbirliğinin gelişmiş şekillerini desteklemeye katkıda bulunmaya elverişli olması bekleniyor.

Bu arada şunu vurgulamalıyım ki, Karadeniz Havzasını temsil eden kültürlerin kesişme noktası olarak anılan bu girişim, Karadeniz bölgesinin de ötesinde, yararlı etkilerde bulunacağı bekleniyor.

Şu anda, Kongre kurucu Kanun projesini ve Avrupa Bölgesi “Karadeniz” projesini tahlil ediyor. Avrupa Bölgesi’nin başta gelen ortakları, Roumaine yasasının kadrosunda, bir dernek şeklinde Avrupa Bölgesi’ni oluşturmak için toplandılar. Aynı zamanda, üç yerel büro açmaya karar verdiler: Constanta’da (Romanya), Odessa’da (Ukrayna) ve Samsun’da (Türkiye).

Girişimimizin bir sonraki aşaması, gelecek 26 Eylül’de Bulgaristan, Varna’da yer alacak Avrupa Bölgesi’nin resmi dairesini oluşturmak olacaktır. Ben, bütün olası üyelerin ve konuyla ilgilenen kesimlerin bu oluşuma katılmalarını ve Avrupa Bölgesi’nin kurucu Kanunu’nu imzalamalarını diliyorum.

Bu girişimle, Karadeniz’i çevreleyen şehir ve bölgelere, bu bölgenin daha iyi yönetilmesi için katkıda bulunma olanağı tanımayı diliyoruz; ve son olarak, Karadeniz ülkelerinin vatandaşlarına, karşılaştıkları engelleri daha iyi bir şekilde yüzleşme ve genel anlamda Avrupa’daki güvenlik ve istikrara katkıda bulunmalarına olanak sağlamaya çalışıyoruz