|
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ - 98
Örs ve Diğerleri- Türkiye aleyhinde Yedi davacı, Saime Örs, Sevim Aktaş, Behzat Örs, Hakan eyi, Nevzat Çiftçi, Kadri Teymur ve Hüseyin Arslan, Türk vatandaşı. Saime Örs dışındaki bütün davacılar 13 Mayıs 1996’da tutuklandılar ve “Ekim” adıyla bilinen yasadışı organizasyonu kovuşturması ile bağlantılı olarak polis nezaretine alındılar. Polis sorgusu altında Saime Örs, Sevim Aktaş ve Nevzat Çiftçi örgüte bağlılıklarını kabul ettiler. Daha sonra teyitlerinin işkence altında alındığını iddia ettiler. 24 Mayıs 1996’da, polis nezareti müddetinin bittiği gün, davacılar adli doktor tarafından muayene edildiler ve Nevzat Çiftçi, Kadri Teymur, Hakan Eyi ve Sevim Aktaş’ın vücudunda çürükler, kollarında ağrı; Behzat Örs’ün vücudunda iki santimetre uzunluğunda ve 1 cm derinliğinde kesik; ve Saime Örs’in kollarında ağrı tespit edildi. Davacılar, tutukluluklarını askıya alan bir hakim önüne çıkartıldılar. Hakan Eyi’nin şikayetinin ardından, davacılar polis sorgusundayken görevdeki polislere karşı, kötü muameleden cezai adli kovuşturma yapılmıştır. Adli kovuşturma, zamanaşımı sebebiyle, Haziran 2003’te durdurulmuştur. 10 mart 1997 ‘de Nevzat Çiftçi ve Behzat Örs silahlı bir çete yönetmekten suçlu bulunmuş ve sırasıyla yedi yıllık ve altı yıllık hapse mahkum edilmişlerdir. Kadri Teymur, yasadışı silahlı bir örgüte üye olmaktan suçlu bulunmuş ve üç yıl hapisle cezalandırılmıştır. Saime Örs ve sevim Aktaş silahlı bir örgüte yardım ve yataklık etmekten suçlu bulunmuş ve on ay hapisle cezalandırılmışlardır. Hakan Eyi ve Hüseyin Arslan beraat etmişlerdir. DGM, temyiz ardından dava kendisine iade edildikten sonra Kadir Teymur’un cezasını iki yıldan altı aya indirmiştir. 5. maddenin 3. fıkrasındaki (yargıç önüne çıkarılma hakkı) inter ralia ya ve 6 maddenin 1ç ve 3. fıkrasına (adil yargılanma hakkı) dayalı olarak, davalılar,zamanın uzunluğu yanı sıra polis nezaretinden ve usule ait adaletsizlikten de şikayetçi oldular. Mahkeme, davacıların 10-11 gün polis nezaretinde tutulduğuna işaret etti. O kadar uzun zaman, hakim karşısına çıkartılmadan tutulmalarının gerekliliğini kabul etmedi ve oybirliğiyle 5. maddenin 3. fıkrasının ihlal edildiği kararına vardı. Mahkeme, iddia edilen kötü muameleden güvenlik servisi üyelerinin sorumlu olduğuna dair güçlü tahmine ve haklarındaki cezai işlem askıya alındığı halde, DGM işkence altında alındığı iddia edilen ifadeyi ceza davası için delil kabul etti. Bu durum, savunma tarafının aleyhine çıkarsamaların bu tip delillerle yapılmasının Türk kanunları altında mümkün olamamasına rağmen gerçekleşmiştir. Mahkeme, avukatsız olmayı; kendi aleyhine tanıklık etme ayrılıklarının ihlalini; davadan önce davadaki usule ait güvencenin bulunması, işkence altında yapılan itirafın kullanmasını engellememiş olmasını göz önünde bulundurdu. Temyiz Mahkemesi kusurların karşılanması işini yerine getirmediğinden, Mahkeme, Saime Örs, Kadri Temyur ve Behzat Örs’ün 6. maddenin 1. ve üçüncü fıkralarındaki haklarının ihlal edildiği kararına vardı. Bütün davacılara ve Nevzat Çiftçi’nin dul eşi, davaları Nevzat Çiftçi yerine takip eden Hanım Çiftçi’ye 3500 Avro tazminat ödenmesine karar verdi. Ayrıca, masraflar için de 1500 Avro ödenmesini kararlaştırdı. |
|
Bu
web sitesi 'Dış Politika Enstitüsü' tarafından hazırlanmıştır. Dış
Politika Enstitüsü |