|
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Çek Cumhurİyetİ, Rusya, Türkİye ve İngİltere’ye İlİşkİn mahkeme kararlarI (3) 15.03.2005 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, sadece biri irat bağlama kararı olup, aşağıdaki 7 mahkeme kararını bugün bildirdi.
Çek Cumhuriyeti’nden Soudek 6. maddenin 1. fıkrasının ihlali
Davacı, Ivan Soudek, Çek’tir. 1956 da doğdu ve Prag’da yaşıyor. Davacı, 1988’den bu yana bir kooperatifte oturmuştur. Kooperatifin başvurusu üzerine, ilk derece mahkemesi davacının tapusu olmadığına karar vermiş, bu yüzden davacı söz konusu evden çıkarılmıştır.
28 Nisan 1999’da, Yargıtay, davacının temyiz istemini hiçbir önemli dava kararıyla alakalı olmadığı için reddetmiştir. Ayrıca, 30 Eylül 1999’da Anayasa Mahkemesi, davacının şikayetini zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle reddetmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1. fıkrasına dayanarak, davacı zaman aşımı nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, davacının yasama şemsiyesi altında, kendisine sunulan fırsatı kullandığını ama bunun onu etkilememesi gerektiğini belirtti. Anayasa Mahkemesi’ne göre davacı hukuki haklarını kullanabilmek için kanunda öngörüldüğü zamanda temyiz başvurusunu yapmak zorundaydı. Somut olayın koşulları altında, mahkeme kanunda anayasa mahkemesine başvurmak için öngörülen zamanın Yargıtay’ın karara vardığı gün olduğu yada Yargıtay kararını açıklamadan en azından bir kere ertelenmiş olması görüşüne varmıştır.
Bu kararlar doğrultusunda, ileride oluşabilecek benzeri ihlal durumlarında, Çek Anayasa Mahkemesi, anayasal şikayetlerin kabulü konusundaki uygulamayı değiştirme kararı almıştır. Ancak, bu, davacının durumunda bir değişiklik yapmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin davacının mahkemeye ulaşma hakkını elinden alan usul kuralları hakkındaki katı değerlendirmelerini göz önüne alarak, Mahkeme 6. maddenin 1. fıkrasının ihlalinin söz konusu olduğu sonucuna varmıştır. Mahkeme, ihlal sonucu oluşan manevi zararın tazminine ve davacıya harcamaları için 500 avro ödenmesine kanaat getirmiştir.
Rusya’nın Ryazan Bölgesinin Sanovka Köyü’nde yaşayan 1954 doğumlu Yevgeniy Viladimirovich Yakovlev bir Rusya vatandaşıdır. 1987’de Çernobil nükleer kaza bölgesinin temizlenme işinde yer almıştır. 1993’te özürlü pozisyonuna alınmış ve işe uygun olmadığı söylenmiştir. 1994’te statüsü hafif işlerle meşgul olmak ile değiştirilmiştir. Davacı eski pozisyonuna geri dönmek için başvurmuştur. Ancak, davası reddedilmiş ve temyizi başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Yakovlev, temyiz davasının kendisine haber verilmediği gerekçesiyle sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasına dayanarak şikayette bulunmuştur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, davacının temyiz mahkemesinin görülmesinden 4 gün sonra celp kağıdını aldığını ve ilgili mahkemenin celp kağıdının usulüne uygun olarak gönderilip gönderilmediğini denetleyemediğini gözlemlemiştir.
Bu yüzden, Mahkeme oybirliği ile 6. maddenin 1. fıkrasının ihlal edildiğine ve davacıya manevi zararının tazmini için 1.000 avro ödenmesine karar vermiştir.
Türkiye ve Gümüş ile diğerleri
Davacılar, ikisi avukat, biri Kocaeli Hukuk Fakültesi öğretim üyesi, biri TESİŞ İşçi Sendikası üyesi ve diğeri Belediye İşçileri Sendikası üyesi olmak üzere beş Türk vatandaşıdır.
1992 Mart ayında iki gazete (Diyarbakır Söz ve Felak), içinde eski iki milletvekili Leyla Zana ve Hatip Dicle’nin, farklı politik parti ve Kamu Teşkilatları’ndan 20 temsilcinin bulunduğu delegelerin hazırladığı Türkiye’nin Kürt problemine yaklaşımını eleştiren bir basın bildirisi yayımlamıştır. Davacılar, nefret ve düşmanlığı kışkırtmakla suçlu bulunmuş olup ertelenmiş hapis ve para cezasına çarptırılmışlardır. Bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme olduğunu iddia ettikleri Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanıp suçlu bulundukları için, sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasına dayanarak adil bir mahkeme için AİHM’e başvurmuşlardır. Ayrıca, başvurularını 10. maddedeki ifade özgürlüğü esasına da dayandırmışlardır.
AİHM, mahkemenin, kanunda belirtildiği üzere, devletin toprak bütünlüğünü koruma gibi yasal ve meşru bir amaçla sanıkların ifade özgürlüğüne müdahale ettiğine karar vermiştir. AİHM, olayın geçmişini de göz önünde bulundurarak, bu dava özelinde, problemlerin terörle mücadeleyle bağlantısı olduğuna kanaat getirmiştir. Bu bağlamda, mahkeme, haberin, Kürt sorunuyla alakalı Türk politikasını eleştiren değerlendirmeler içerdiğini gözlemlemiştir.
Lakin, mahkeme bu yazının, düşmanca bir dille Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakkında oldukça olumsuz bir tablo çizmesine rağmen; sanıklar şiddete, direnişe ve isyana teşvik eden ve kin güden bir anlatım şekli olmadığını gözlemlemiştir. Bu yüzden, davacının mahkumiyeti izlenen amaca oranla ölçüsüz ve demokratik bir toplumda olmaması gereken bir karar olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, oybirliğiyle 10. maddenin ve 6. maddenin 1. fıkrasının ihlal edildiğine ve davacıların her birinin manevi zararının tazmini için 2.000 avro ve tümüne giderleri için 1.000 avro ödenmesine karar vermiştir.
Türkiye ve Kılınç Türkiye ve diğerleri Şirin ve Türkiye
Başvuru sahiplerinin hepsi Türk vatandaşlarıdır: 1959 doğumlu Ankara ikametli Mükremin Kılınç; 1974 ve 1965 doğumlu ikisi de Ankara ikametli sırasıyla Osman Özüpek ve Duran Özdemir ve 1960 doğumlu Trabzon ikametli Avni Yazıcıoğlu; 1964 doğumlu İstanbul ikametli Nurettin Şirin.
Kılınç Özüpek ve diğerleri
1997’de Ankara Sincan Mahallesine bağlı Kültür ve Eğitim Müdürlüğü, Filistinlilerin mücadelesini konu alan “Kudüs Gecesi” adı altında bir etkinlik düzenlemiştir. Başvuru sahiplerinden, Kılınç belediye başkan yardımcısı sıfatıyla ve diğerleri Müdürlüğün çalışanları olarak gecenin düzenlenmesine yardım etmişlerdir. Başvuru sahiplerinin hepsi Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından yasadışı silahlı Hizbullah örgütü lehinde propaganda yaptıkları suçundan mahkum edilmişlerdi. Her biri üç yıl dokuz ay hapis ve üç yıl süreyle kamu hizmetlerinden men cezasına çarptırılmıştı. Temyiz çabaları ise başarısız olmuştu.
Şirin – 1997’de Filistin’deki kurtuluş hareketleri ve Kudüs’ün kurtuluşu için çalışan Müslüman liderler hakkında bir konuşma yapmıştır. Ankara Devlet Güvenlik mahkemesi tarafından yasadışı örgüt üyesi olmaktan hüküm giymiş ve 17 sene 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Temyiz çabaları ise başarısız olmuştu.
Dahası Kılınç ve Şirin; 6ncı maddenin 3üncü fıkrasına dayanarak (savunma hazırlıkları için yeterli zaman ve vasıta hakkı), dava muameleleri esnasında, savcının gözlemlerinden haberdar edilmediklerini ve dolayısıyla kuvvetler eşitliği ilkesinin ihlal edildiğini savunmuşlardır.
Her bir davada Mahkeme, başvuru sahibi ya da sahiplerinin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemesi kürsüsünde bir de askeri yargıcın mevcut bulunması sebebiyle 6ncı maddenin 1nci fıkrasının ihlal edilmiş olduğuna oybirliği ile karar vermiştir. Mahkeme aynı zamanda, 6ncı maddenin 3ncü fıkrası altında öne sürülen şikayetlerin incelenmesinin gereksiz olduğuna oy birliği ile karar vermiştir.
Mahkeme bunun ötesinde, bir ihlalin varlığının tespit edilmesinin başvuru sahiplerinin manevi zararlarına kafi geldiğini düşünmektedir. Kılınç davasında Mahkeme başvuru sahibinin talebini geri çevirmiş ve Özüpek ve diğerleri davasında başvuru sahiplerine giderleri ve harcamalarından ötürü 1000 avro ödenmesini karara bağlamıştır. Şirin davasında belirtilen süre içinde herhangi bir talep öne sürülmemiştir. (Kararlar sadece İngilizce yayımlanmaktadır)
Mark Wood ve Birleşik Krallık
Başvuru sahibi Mark Wood, Preston, İngiltere’de yaşayan bir Birleşik Krallık vatandaşıdır. Wood, oy verme vergisini vermemesi ve yasal bir temsilcisinin olmamasından dolayı Sulh yargıcının verdiği tutuklama kararını şikayet etmiştir. Anlaşmanın 5nci maddesinin 1nci fıkrasına (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve 6ncı maddenin 1nci ve 3ncü fıkralarına (adil yargı hakkı ve kendi seçtiği çeşit bir yasal yardım hakkına) dayanmaktadır.
Dava, başvuru sahibinin alacağı 5508 İngiliz sterlinlik (7889 avroluk) irat bağlama kararı ile ortadan kalkmıştır.
Sicil Dairesi tarafından yayınlanan bu özetler Mahkeme için bağlayıcı değildir. Hükümlerin tam metni Mahkemenin Internet sayfasında mevcuttur: (http://www.echr.coe.int )
|
|
Bu
web sitesi 'Dış Politika Enstitüsü' tarafından hazırlanmıştır.
Dış
Politika Enstitüsü |