|
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ - Türkiye Aleyhinde Fatma Kaçar Davası Mahkeme Kararı 19 15.07.2005 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bugün Türkiye aleyhindeki Fatma Kaçar davasında yazılı kararını bildirdi. (Başvuru no. 35838/97) Mahkeme: Oybirliğiyle, Hasan Kaçar'ın ölümü için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. Maddesine(yaşama hakkı) yönelik bir ihlal; Altıya karşı bir oyla, Türk yetkililerin Kaçar'ın ölümüne sebep olan koşullar konusunda etkin bir araştırma yürütmedeki başarısızlığından dolayı Sözleşme'nin 2. Maddesine yönelik bir ihlal olduğuna; Altıya karşı bir oyla, Sözleşme'nin 13. Maddesine(etkin tedavi hakkı) yönelik bir ihlal olduğuna karar verdi. Sözleşme'nin 41. Maddesi hükmünde, Mahkeme, altıya karşı bir oyla, Hasan Kaçar'ın dul eşi ve çocuklarına 10.000 Euro manevi ve en az 625.04 Euro kadarı Avrupa Konseyi'nin yasal yardımı olarak edinilen 3000 Euro maddi tazminat verilmesini kararlaştırdı. (Karar sadece Fransızca olarak mevcuttur.) Esas Hakkındaki Mütalaa Başvuru sahibi Fatma Kaçar, 1968 Diyarbakır doğumlu bir Türk vatandaşı olup halen Diyarbakır'da ikamet etmektedir. 11 Mart günü, sabah saat 7.30 civarında evinden çıkan eşi vurularak öldürüldü. Hemen başlatılan araştırmada toplanan deliller, bir görgü tanığının ifadesi ve uygulanan otopsi ışığında Hasan Kaçar'ın sırtından yaralayan silah atışıyla öldüğü tespit edildi. 1998'de polis, yasadışı terör örgütü Hizbullah'a yönelik operasyonu sırasında İdris Hasar isimli birini tutukladı. Kasar, bir Ubeydullah'ın organizasyon emriyle Kaçar'ı öldürdüğünü kabul etti. Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'nden önce cezai işlemler İdris Hasar aleyhinde sürmekteydi. 2001 Haziranı'nda polis, Mehmet Emin Güçlü isimli biriyle birlikte Said isimli biri aracılığıyla Halis Kaçar'ı öldürmek için Hizbullah'tan emir aldıklarını söyleyen Hasan Gündüz isimli başka bir şüpheliyi tutukladı. Cezai işlemler halen Hasan Gündüz aleyhinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde sürmektedir. 17 Ocak 2002 tarihli bir kararda Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, Mehmet Emin Güçlü'yü suçlu buldu ve Hasan Kaçar'ın ölümüyle ilgisi nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cinayetin Said'in emriyle Mehmet Emin Güçlü tarafından planlanıp Hasan Gündüz tarafından işlendiğine karar verdi. Usuli İşlem Başvuru 18 Şubat 1997'ye kadar Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nda kaldı ve 1 Kasım 1998'de Mahkemeye iletildi. Dava yargıçları: Christos Rozakis (Yunan), Rıza Türkmen (Türk), Françoise Tulkens (Belçikalı), Peer Lorenzen(Danimarkalı), Nina Vajic(Hırvat), Dean Spielmann (Lüksemburglu), Sverre Erik Jebens(Norveç), Yargı Özeti Suç Duyurusu: Başvuru sahibi, eşinin yasalar ötesi bir şekilde idam edildiğini iddia etti. Ayrıca kocasını ölümüyle ilgili resmi soruşturmanın yetersiz olduğunu ve soruşturmanın sonucuna dair kendisinin bilgilendirilmediği şikayetinde bulundu. Bildirge'nin 2. ve 13. maddelerine dayanarak başvuruda bulunmuştur. Mahkeme Kararı Sözleşmenin 2. Maddesinin İhlal Edildiği İddiası Başvuru sahibinin eşinin hayatını kaybettiği olayda Mahkeme, “makul şüphe ötesinde” delillerle kanıtlanan olaylarla sorumlu tutulma standardını benimsedi ancak; mahkeme içtihatlarınca kararlaştırıldığı üzere bu tür kanıtlar, yeterince güçlü, net ve uyumlu sonuçların bir arada varoluşuyla ya da benzer delillerle çürütülmüş varsayımlarla elde edilebilir. Bundan önceki madde ışığında, Mahkeme Halis Kaçar'ın Devlet ajanları tarafından ya da onların suç ortaklığıyla öldürüldüğü iddiasının güvenilir kanıtlardan çok tahmin ve kurguya dayalı olduğunu kararlaştırdı. Bu şartlarda, Türkiye'nin başvuru sahibinin eşinin ölümüyle ilgili makul şüphe ötesinde bir sorumluluğu tespit edilmemiştir. Bu nedenle, 2.maddenin devamlı ihlaline yönelik bir durumun söz konusu olmadığına karar verildi. Etkin bir soruşturma yapılmadığına dair iddia Soruşturmanın Halis Kaçar'ın ölümünden hemen sonra başlatılmış olmasına rağmen, dava dosyasından anlaşıldığı üzere Türk yetkililer soruşturmayı özenle uygulamada başarısız olmuşlardır ve bir miktar açıklanmayan etkisizlik noktaları mevcuttur. Aynı zamanda Savcılık makamının sadece bir ifade almış olması oldukça dikkat çekicidir. Dahası, ne merhumun ailesi ne de onların temsilcileri soruşturmadaki gelişmelere dair bilgilendirilmemiş ve savcılık makamı polisin ilk soruşturmada ulaştığı noktalara doğrulamakta zorlandığı görülmüştür. Yetkililerin bir soruşturma başlatmasına rağmen, tüm şüphelilerin izi sürülmemiştir. Bulunan bu şüpheliler için yapılan ceza davaları hükümetten herhangi bir açıklama olmaksızın neredeyse 10 yıl sonra bile halen ilk aşamasında sürmektedir. Davanın şartlarına dayanarak, Mahkeme Türk yetkililerce yapılan Halis Kaçar'ın ölümüyle ilgili soruşturmanın etkin olmadığına karar verdi. Bu nedenle 2. maddenin usulen ihlalinin söz konusu olduğu kararlaştırıldı. Sözleşme'nin 13. Maddesi'nin İhlaline Yönelik İddia Mahkemenin zaten bildirdiği üzere, yetkililer etkin bir soruşturma yürütmede başarısız olmuşlardır. Bununla birlikte, birkaç yıl önce başlatılan şüphelilerle ilgili cezai işlemlerde henüz sonuca varılmamıştır. Bu nedenle Türkiye'nin etkin bir dava soruşturması yürüttüğü söylenemez bu nedenle 13.maddenin ihlalinin söz konusu olduğu mahkemece kararlaştırılmıştır. Yargıç Türkmen'in karara kısmen katılmayan kararı eklenmiştir. http://press.coe.int/cp/2005/401a(2005).htm
|
|
Bu
web sitesi 'Dış Politika Enstitüsü' tarafından hazırlanmıştır.
Dış
Politika Enstitüsü |