|
Aşan ve Diğerleri v. Türkiye
31 Temmuz 2007 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bugün Aşan ve diğerleri v. Türkiye (başvuru numarası 56003/00) davasını karara bağladı. Mahkeme oybirliğiyle:
karar vermiştir. Mahkeme 3. maddenin ihlaline karar verdiği 5 davacı hakkında her birine 12700 euro ve Zeki Aşan için 10,500 euro, kalan 7 davacı için Zübeyir Aşan hariç (5,500) 7,700 euro para cezasına karar verdi. Davacılara ayrıca maliyet ve harcamalar için toplamda 5,000 euro para verilmesi kararlaştırıldı.
1.Temel Gerçekler 12 davacının hepsi; Halit Aşan, Abdullah Aşan, Mehmet Sıddık Aslan, Zeki Aslan, Adil Aşan, Übeyt Yacan, Şahbaz Aslan, Süleyman Aslan, Bazi Aşkan, Ahmet Aşan, Zeki Aşan ve Zübeyir Aşan Şırnak’ta yaşayanTürk vatandaşı. Doğum tarihleri sırasıyla 1955, 1945, 1970, 1663, 1973, 1950, 1950, 1930, 1955, 1955, 1965, 1958. 13 Eylül 1999’da ilk 10 davacı jandarmalar tarafından illegal terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık suçundan yakalanarak Beytüşşebab Jandarma Birliğinde nezaret altına alındı. Aynı gün sağlık kontrolünden geçen davacıların üzerinde yara, bere, morluk izlerine rastlanmadı. 17 Eylül 1999’da davacıların gözaltı süreleri 10 gün daha uzatıldı. 15 ile 19 Eylül 1999 arasında davacılar, haklarında iddia edilen terör aktivitelerine katılımları konusunda jandarmalar tarafından soruşturuldu. 18 Eylül 1999’da davacılardan Zeki Aşan ve Zübeyir Aşan PKK’ya yardım ve yataklık ettikleri, uyuşturucu taşıdıkları ve Jandarma Birliğine uyuşturucu soktukları iddialarıyla tutuklandılar. Aynı gün sağlık kontrolünden geçen her iki davacının üzerinde yara, bere, morluk izlerine rastlanmadı. 21 Eylül 1999’da Zeki Aşan ve Zübeyir Aşan haklarında iddia edilen PKK’ya katılımları konusunda jandarmalar tarafından soruşturuldu. 12 davacının hepsi gözaltındayken işkence gördüklerini ileri sürdüler. Davacılar özellikle yiyecek ve sudan yoksun bırakıldıklarını, gözleri bağlı tutulduğunu, dövüldüklerini, asıldıklarını, çıplak bırakıldıklarını, elektrik şokları ve hortumla tazyikli su verildiğini, yüksek sesli müzik ve çığlık dinlemek zorunda bırakıldıklarını, makatlarına cop sokulduğunu ve ıslak zeminde yatmak zorunda bırakıldıklarını iddia ettiler. Davacılar ayrıca jandarmalar tarafından hazırlanan uydurma itirafları işkence altında imzalamaya zorlandıklarını ileri sürdüler. 22 Eylül’de 12 davacının hepsi yeniden sağlık kontrolünden geçirildi. 7 davacı üzerinde yeni fiziksel yara izine rastlanmadığı raporlandı. Bu davacılar: Halit Aşan, Abdullah Aşan, Mehmet Sıddık Aslan, Adil Aşan, Bazi Aşkan, Ahmet Aşan ve Zübeyir Aşan. Zeki Aslan’da , sol baş parmağını oynatmada zorluk, sol elinde 4 cm yara ve sırt ağrısı tespit edildi. Übeyir Yacan’da testislerinde kızarıklık ve ağrı, idrar yapmada zorluk, hassas olan kol ve omuz hareketlerinde zorluk, bel nahiyesinde aşırı hassaslık ve sol baş parmağında yara ve hassaslık tespit edildi. Şahbaz Aslan ayağa kalkmada ve kol ve omuzlarını hareket ettirmede zorluk çekiyordu. Sırt ve baldırı hassas ve sol gözünde kanlanmıştı. Süleyman Aslan’ın ensesinde kızarıklık ve hassaslık vardı. Sol omuzu da hassastı. Zeki Aşan’ın sol kolunda, omzunda ve bel bölgesinin sol kısmında hassaslık, sağ bacağında ve sırtında kızarıklık ve sağ kolunda 3*2 cm’lik yara vardı. 22 Eylül 1999’da davacılar savcı önüne çıkarıldılar. Gözaltında işkence gördüklerini ve jandarmalardan alınan ifadelerin düzmece olduğunu iddia ettiler. Haklarında yeniden tutuklama emri veren Beytüşşebab Sulh Ceza Mahkemesi önünde de bu iddiaları tekrarladılar. 9 Aralık 1999’da davacılar, pek çok terör suçuyla ilgilenen Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne çıkarıldılar. Burada da gözaltındayken işkenceye maruz kaldıklarını ve uydurma ifadeleri imzalamak zorunda bırakıldıklarını tekrarladılar. Davacıların vekilleri müvekkillerine işkence edenler hakkında cezai işlem başlatılmasını talep ettiler. 2004’teki Anayasa değişikliğinin ardından, Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı ve davalar 10 Nisan 2007’de davacıların beraatine karar veren Diyarbakır Mahkemesi’ne transfer edildi. 2. Prosedür ve Mahkeme Kompozisyonu Françoise Tulkens (Belçikalı), Başkan, 3. Kararın Özeti Şikayetler Davacılar gözaltındayken işkenceye uğradıkları yönünde şikayette bulundular. Ayrıca Kürt kökenli olmaları dolayısıyla tutuklandıklarını ve işkenceye maruz kaldıklarını ifade ettiler. Konvansiyonun 3, 5, 13 ve 14. maddelerini (ayrıcalıkların yasaklanması) dayanak gösterdiler. Mahkeme Kararı Madde 3 Zeki Aslan, Übeyt Yacan, Şahbaz Aslan, Süleyman Aslan ve Zeki Aşan. Mahkeme, Zeki Aslan, Übeyt Yacan, Şahbaz Aslan, Süleyman Aslan ve Zeki Aşan’ın gözaltında önce ve sonra sağlık taramasından geçtiklerini belirtti. Mahkeme yara, hassaslık ve acı şikayetleri gibi şiddeti işaret eden belirtilere dayanarak, 22 Eylül 1999 tarihli sağlık raporlarında elde edilen bulguların, önceki raporlardan farklı olduğunu gözlemledi. Buna göre Mahkeme 22 Eylül 1999 tarihli sağlık raporlarında yer alan bulguların en azından davacıların dayak yeme iddialarıyla tutarlı olduğunu dikkate aldı. Bu bağlamda, hükümetin davacılar tarafından öne sürülen ve sağlık raporlarında geçen yaralarla ilgili herhangi bir açıklama yapmakta başarısız olduğunu kaydetti. Mahkeme, bu 5 davacının yaralarının Türk hükümetinin sorumluluğundaki bir muamelenin sonucu olduğu kanaatine vardı. Buna göre Aslan, Übeyt Yacan, Şahbaz Aslan, Süleyman Aslan ve Zeki Aşan hakkında 3. maddenin ihlali söz konusudur. Halit Aşan, Abdullah Aşan, Mehmet Sıddık Aslan, Adil Aşan, Bazi Aşkan, Ahmet Aşan ve Zübeyir Aşan Mahkeme, Halit Aşan, Abdullah Aşan, Mehmet Sıddık Aslan, Adil Aşan, Bazi Aşkan, Ahmet Aşan ve Zübeyir Aşan hakkındaki gözaltı öncesi ve sonrasındaki sağlık raporlarının, davacıların vücutlarında herhangi bir yara ya da darbe izine rastlanmadığını belirttiğini söyledi. Her ne kadar davacılar, travma sonrası stres bozukluğu yaşadıklarını gösteren alternatif raporlar alsalar da ve sağlık raporlarında elde edilen bulguların onların kötü muameleye maruz kalma iddialarıyla eşleştiği görüşünü savunsalar da bu raporlar 2006 yılında verilmişti, yani iddia edilen olaylardan neredeyse 7 yıl sonra ve bunlar, davacıların o zaman kötü muameleye maruz kaldıkları konusunda yeterince kesinlik göstermiyordu. Mahkeme, davacılar tarafından iddia edildiği şekilde yapılan herhangi bir kötü muamelenin vücutta yara izleri bırakacağını ve bunların 22 Eylül 1999’da gözaltı süresinin sonunda onları muayene eden doktor tarafından fark edileceğini dikkate almıştır. Mahkeme, davacılar serbest bırakıldıktan sonra onları muayene eden doktorun iddia edilen fiziksel şiddetin izlerini neden fark etmediği konusunda bir sebep görmemiştir, özellikle doktorun diğer başvurularla ilgili bu tarz izleri kaydettiği akılda tutularak. Mahkeme bu yüzden, 7 davacının kötü muameleye maruz kaldığı konusunda delillerin şüpheye yol açmayacağını dikkate aldı. Mahkeme, Halit Aşan, Abdullah Aşan, Mehmet Sıddık Aslan, Adil Aşan, Bazi Aşkan, Ahmet Aşan ve Zübeyir Aşan hakkında 3. maddenin ihlali söz konusu değildir. Madde 13 Mahkeme davacıların işkenceye maruz kaldığı yönündeki tartışmalara açık iddiaları dikkate aldı. Bundan dolayı mahkeme Türk otoritelerin davacıların işkence şikayetlerini araştırma hususundaki başarısızlığını göz önünden bulundurarak tüm davacıların etkin başvuru hakkının reddine ve 13. maddenin ihlaline karar verdi. Madde 5§3 Mahkeme bundan önce birçok vakada terör suçlarının araştırmasında otoritelerin problemlerle karşılaştığını kabul etti. Fakat bu, otoritelerin terör suçu gördüğü vakalarda 5. madde altında şüphelilerin tutuklanması ve gözaltında bulundurulmasıyla ilgili mahkemelerin kontrolünden bağımsız, sınırsız yetkiye sahip olduğu anlamına gelmez. Mahkeme davacılardan Zeki Aşan ve Zübeyir Aşan’ın gözaltında 4 gün 6 saatten fazla tutulduğu iddiasını dikkate aldı. Hükümetin Zeki Aşan ve Zübeyir Aşan’ın gözaltı süresini açıklamada başarısız olmasından dolayı mahkeme davacıların gözaltı süresinin 4 gün 6 saati geçtiğini kabul etti. Diğer davacılar 13 Eylül 1999’da yakalanıp 22 Eylül 1999’da hakim önüne çıkarıldı. Bundan dolayı bu davacıların gözaltı süresi 9 gün sürdü. Mahkeme, davacıların suçlu bulunduğu aktivitelerinin terör tehdidiyle bağlantılı olduğunu varsaysa da, bunun gözaltı süresinin 4 gün 6 saati aşmasını gerektirmediğini kabul etti. Bundan dolayı Madde 5§3’ün ihlal edildiği yönünde hüküm verdi. Madde 5§4 Mahkeme, davacıların gözaltı süresinin hukukiliğini yargılama konusunda yerel kanunda bir çözümün bulunmadığını ve bunun madde 5§4’ün ihlali olduğunu tespit etti. Madde 5§5 Mahkeme davacıların vakasında icraya verilebilir tazminat hakkının mahrumiyetinin bulunduğunu, bundan dolayı madde 5§5’in ihlal edildiğini tespit etti. Diğer Maddeler Mahkeme davacıların Madde 5§§1 ve 2 ve Madde 14 hakkındaki şikayetlerini geçersiz buldu. Mahkeme kararlarına Mahkeme’nin internet sitesinden erişilebilir (http://www.echr.coe.int) |