AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
Mahkeme Kararının Yazılı Bildirimi
Güven ve Diğerleri Türkiye’ye Karşı (başvuru no. 68694/01).
Strazburg, 12.04.2007

Avrupa insan hakları mahkemesi Güven ve diğerleri Türkiye’ye karşı mahkeme kararını bugün yazılı olarak beyan etti.

Mahkeme 20 Haziran 2005 tarihinde Buca Cezaevinde yetkililer ve jandarma tarafından kötü muameleye maruz kalmaları  sebebiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kötü muamele ve işkenceyi yasaklayan 3. maddesini ihlal ettiğine ve davanın takipsizliğine  oybirliği ile karar verdi.

Sözleşmenin 41. maddesi çerçevesinde, Mahkeme davalıları, davacıların her birine 8.000 euro verilmek üzere toplam 96.000 euro manevi tazminat cezasına, 500 euro da masraflar dahil olmak üzere, çarptırdı

1. Başlıca olaylar

Olaylar sırasında Buca Cezaevinde tutuklu bulunan 12 davacı Ahmet Güven, Ramazan Akdağ, Kadri Sönmez, Metin Göktepe, Neslihan Göktepe, İzzettin Koç, Kadri Issı, Mehmet Kışanak, Rıdvan Karatay, Ali Kemal Yıldız, Yaşar Avcı ve Emsihan Karatay ve hepsi Türk vatandaşı.

20 Haziran 1995’te davacılar diğer 10 tutukluyla birlikte İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne çıkarılmadan önce bulundukları hücreden Buca Cezaevi’ne götürüldüler. Aranmayı reddettikleri için davacılar ;  hapishane idarecileri, gardiyanlar ve jandarma tarafından joplarla ve sopalarla dövüldüklerini iddia ettiler. Devlete göre, davacılar aranmaya direnmek için kollarını birbirlerine bağladılar ve o sırada merdivenden düşmeleri sonucunda yaralandılar.

Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeki duruşmadan önce davacılar mahkemeye çıkarılmadan önce dövüldüklerini belirterek şikayette bulundular. Mahkeme davacıların durumunu göz önünde bulundurarak duruşmayı erteledi ve davacıların açık bir şekilde tıbbı muayeneden geçmesine karar verdi.

Haziran ve Kasım 1995 ayları arasında doktorlar tarafından muayene edilen davacıların raporlarında yaraların, başlarına ve vücutlarının diğer yerlerine aldıkları darbeler sonucunda oluştuğu belirtildi. Yaşar Avcı’nın yaraları hastaneye kaldırılmasına neden oldu. Diğer sağlık muayenelerinde birkaç defa açlık grevinde bulunan Ahmet Güven’e de hipertansiyon ve hafıza kaybı teşhisi kondu. Ve kendisinin cezaevinde kendisine bakabilecek durumda olduğu belirtildi.

9  Nisan 1996’da Buca Cezaevi Müdürü’ne ve onun personeline iddaa edilen kötü muameleyi gerçekleştirmekten aleyhlerinde dava açıldı.

1 Mayıs 2000’de İzmir İdare Meclisi davacıları mahkeme getirmekle sorumlu jandarmaya karşı dava açmamayı kararlaştırdı.

Jandarmanın olaylara müdahalesi ile ilgili dosyanın ortadan kaybolması ile ilgili süreç 15 Ocak 2002 de olayın zaman aşımına uğraması nedeniyle kovuşturma olmaksızın sonuçlandırıldı.

Davacılar sürecin akıbetiyle ilgili herhangi bir durumdan bilgilendirilmediklerini iddia ettiler sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Satık ve Diğerleri ile ilgili olan davanın hükmünü gönderdiği zaman İzmir İdari Mahkemesi’nin kararını öğrendiklerini belirttiler. Bu başvuru 20 Haziran 1995’te Buca Cezaevi’nde şiddete maruz kalan 10 diğer tutuklu tarafından takdim edildi.

2. Mahkemenin Oluşum ve Prosedür Aşaması

Başvuru 30 Ocak 2000’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunuldu. Karar 7 hakimin oluşturduğu mahkeme tarafından verildi:

Boštjan M. Zupancic (Slovenyalı), Başkan,
Corneliu Bîrsan (Romanyalı),
Riza Türmen (Türk),
Elisabet Fura-Sandström (İsveç),
Alvina Gyulumyan (Ermeni),
Egbert Myjer (Alman),
Isabelle Berro-Lefèvre (Monako Prensliği), yargıçlar,

Ve ayrıca Santiago Quesada, bölüm kayıt memuru

3. Yargılamanın Özeti

Şikayetler

Davacılar 20 Haziran 1995’te Buca Cezaevinde cezaevi yetkilileri ve jandarma tarafından kötü muameleye maruz kaldıklarını iddia ettiler ve iddianamelerinin araştırılması sürecinde sonuçla ilgili herhangi bir şekilde devlet yetkilileri tarafından bilgilendirilmedikleri konusunda şikayette bulundular.

Güven sağlık durumuna rağmen hala tutuklu tutulmasına dair şikayette de bulundu. Bu şikayetlerini Madde 2 ( yaşam hakkı ), 3 (insancıl olmayan ve aşağılayıcı muamele yasağı), 13 (etkili tedavi hakkı) ve madde 34 (bireysel dilekçe hakkı) ‘e dayandırdılar.

Mahkeme Kararı

Madde 3

Mahkeme davacıların madde 2, 3, 13’e ilişkin  şikayetlerini yalnızca Madde 3’ün görüş noktası açısından inceleyeceğini belirtti

Mahkeme davacıların davaları ile Sakık ve diğerleri davası arasında fark olmadığını yetkililerin davacıların iddia ettikleri gibi dövülüp dövülmedikleri konusundaki açıklamalarının yeterince inandırıcı olmadığını belirtti. Sakık ve Diğerleri Davasındaki mahkeme bir fikirdi, araştırmada olay sürecinde yaşanan ihmaller, dosyaların kaybolması ve reddi karar ve jandarmaya karşı ceza davası açmak için 4 yılı aldı . Mahkeme davacıların davasında devletin belli kanıtlar ileri sürülerek savunulabilir iddialar olan kötü muamele konusunda görevini tam anlamıyla yerine getiremediğini belirtti. Bu yüzden mahkeme davacıların davasında Madde 3’ün ihlaline ilişlin ve yeterli soruşturma gerçekleşmediği kanaatine vardı.

Mahkeme Ahmet Güven’in durumunun Madde 3’ün ihlali çerçevesinde değerlendirilecek kadar ciddi seviyede olmadığını ve devam eden tutuklama süreci ile ilgili olan şikayeti de reddedildi.

 Madde 34

Mahkeme madde 34’ün ihlaline ilişkin bir durum olmadığını ve bu konuyla ilgili yapılan başvuruları reddettiğini belirtti.