|
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sicil Daire Tarafından Açıklanan Rusya, “Eski Makedonya Yugoslav Cumhuriyeti”, Hollanda ve Türkiye’ye İlişkin Basın Bildirisi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bugün itibariyle hiçbiri nihai olmayan altı Daire hükmünü tebliğ etti. Tekrarlayıcı davalar ve “davanın aşırı uzaması” davaları AİHM’nin vardığı esas netice ile beraber belirtilmiş olarak basın bildirisinin sonunda bulunabilir. Geerings (Hollanda) (uygulama no. 30810/03) 6-2. Fıkranın İhlali Başvuru sahibi Gerardus Antonius Marinus Geerings şu an Eindhoven’da (Hollanda) ikamet eden 1977 doğumlu bir Hollanda vatandaşıdır. 20 Mayıs 1998 tarihinde Bay Geerings hırsızlık, yankesicilik, hırsızlığa teşebbüs, kasıtlı olarak çalıntı mal kullanma ve bir suç çetesine üyelikten birçok defa hüküm giymişti ve dava öncesi tutukluluk süresinden daha kısa olan beş yıllık hapis cezasına çarptırılmıştı. Dava 29 Ocak 1999’da temyiz kararı ile iptal edildi. Bay Geerings, bir kamyon ve römork hırsızlığı ve iki senesinden 12 ayı deneme süresi olarak kabul edilip askıya alınan toplam 36 ay hapse mahkum edildiği çalıntı mal kullanmak suçları haricinde kendisine yönelik açılan bütün davalardan beraat etti. 30 Mart 2001 tarihinde Temyiz Mahkemesi 147.493 Hollanda Guldeni (yaklaşık 66.930 Avro) tutarındaki paranın zaptını ve ödenmemesi takdirde 490 günlük bir tutukluluk süresini içeren bir müsadere emri çıkardı. Bu toplam, başvuru sahibinin gerçekleştirdiği ve Yerel Mahkeme tarafından mahkum edildiği bütün suçları kapsıyordu. Temyiz Mahkemesi, 29 Ocak 1999’daki davadan beraatine rağmen Geerings’in suçları işlediğine ilişkin güçlü bulgular buldu. En son olarak, Yüksek Mahkeme Geering’in kararı bozma müracaatını reddetti. 2004 yılında Geerings, yetkililerle bir anlaşma yaptı. Bu anlaşmaya göre G., 10.000 Avrosu peşin olmak üzere kalan miktarı her ay 150 Avroluk taksitler halinde ödeyebilecekti. Geerings, Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’nın 6-2. Fıkrasına (masumiyet karinesi) dayanarak, el koyma işleminin temelinin kendisine sürekli yöneltilen suçlardan beraat etmesi ve bundan fayda sağlaması olduğuna ilişkin adli bulgu olduğunu öne sürdü. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, daha önce birçok kere yaşandığı gibi, mahkumiyeti takip eden el koyma hükümlerini cezai işlem sürecinin bir parçası olarak görüldüğünü belirtti ve bu yüzden Fıkra 6-2’nin kapsamının ötesinde olmasının dikkate alındığının altını çizdi. Bu davaların ortak yönleri, başvuru sahibinin uyuşturucu suçundan suçlu bulunmuş olması, uyuşturucu suçu ile ilgili şüpheli olarak görülmesine devam edilmesi, illegal yollardan elde edilmiş veya sahibi belirlenemeyen, nasıl elde edildiği konusunda tatminkar açıklamaların olmadığı malları taşınması ve malvarlığı olmasıydı. Görülen dava ise farklıydı. Geerings hiçbir şekilde nereden geldiğini açıklayamayacağı bir malvarlığına sahip bir olarak görülmedi.Temyiz Mahkemesi, gerçekler ve tahminlerin karması olan bir raporu baz alarak tersine bir sonuca varmıştı. Mahkeme, mahkumiyeti takiben bir el koymanın, ilgili insanın sahip olduğu malvarlığıyla ilgili çok da uygun olmayan bir önlem olduğu yönündeki görüşünü bildirdi. Kişinin sorguda suçlu bulunmaması durumunda malvarlığına el koymak son derece uygunsuz bir önlemdi. Kişinin suçu gerçekten işleyip işlemediği şüphelerden öteye gidemiyorsa ve kendine fayda sağladığı kesinleşmemişse, bu gibi bir önlem ancak suçun varsayımına göre alınabiliyordu. İkinci olarak, başvuru sahibinin işlediği suçlara ilişkin zapt emri aslında temize çıkmıştı. Dolayısıyla, Mahkeme, Fıkra 6-2’nin suçlananın masumiyetini dikkate alarak şüpheyi dile getirmeye bile beraat sonlanana kadar izin vermeyen genel kuralı taşıdığını vurguladı ve Temyiz Mahkemesi’nin bulgularının dile getirmekten bile öteye gittiğini not düştü. Ayrıca, Mahkeme, başvuru sahibinin suçunun henüz “hukuken suçlu bulunmamışken” belirlendiğini belirtti. Sonuç olarak, Mahkeme oybirliğiyle Fıkra 6-2’nin ihlali olduğu konusunda görüş birliğine vardı. Fıkra 41’in uygulanması sorusu konusunda daha karar hazır değildi, başvuru sahibinin bugüne kadar kaç taksit ödemeye zorlandığı da bir muamma. Erkan Orhan (Türkiye) (no. 19497/02) 6-1. Fıkranın İhlali (adil dava) Başvuru sahibi Erkan Orhan İzmir’de (Türkiye) yaşayan 1976 doğumlu bir Türk vatandaşı. 2001 yılının haziran ayında, başvuru sahibinin dükkanında pornografik ve sahte CDler bulundu. Bunun sonucunda İzmir polisi tarafından cezaya çarptırıldı. İtirazı başarısızdı. Başvuru sahibi, diğer sorunların dışında, davasında duruşma bile yapılmadığından yakındı. Dayanak noktası Fıkra 6-1 idi. (adil dava hakkı) Mahkeme oybirliğiyle Fıkra 6-1’in ihlalinin olduğuna, başvuru sahibinin Türk mahkemelerince duruşma yapılmadan yargılanması sonucu karar verdi. Belirlenen süre içinde Orhan tazminat talebinde bulunmadığı için, Mahkeme Fıkra 41 ışığı altında bir ödeme yapmadı. Tekrarlayıcı Davalar Mahkeme, Konvansiyon altında aşağıdaki davalarda aynı bulgulara ve sonuçlara vardı: Fıkra 6-1’in İki İhlali (adil dava) Başvuru sahibi Vladimir Vitalyevich Sypchenko, Bataysk’de (Rusya) ikamet eden 1955 doğumlu bir Rus vatandaşı. Özellikle Fıkra 6-1 ve 1. Protokolün 1. Fıkrasına (mülkiyetin korunması) dayanarak iskan şartlarına ve sonrasında denetçiler tarafından yapılan eklemelere ilişkin nihai hükmün icra edilmemesi konusunda şikayette bulundu. 1. Protokolün 1. Fıkrasının İhlali Aldemir ve Diğerleri (Türkiye) (no.lar 72632/01, 72633/01, 72640/0 ve 72641/01) Başvuru sahiplerinin hepsi Türk vatandaşı. 1. Protokolün 1. Fıkrasına (mülkiyetin korunması) dayanarak istimlak edilmiş mülkiyetin tazminatının ödenmesindeki gecikmeler sebebiyle şikayette bulundu. Mahkeme oybirliğiyle Fıkra 6-1’in ve 1. Protokolün 1. Fıkrasının ihlali olduğuna karar verdi. İhlal bulgularının kendi başına maddi olmayan zararları karşılaması gerektiği uygun görüldü. Giderler ve zararlar için toplam 1000 Avro, maddi tazminat olarak da toplamda 5900 Avro’nun başvuru sahiplerine ödenmesi uygun görüldü. “Davanın Aşırı Uzaması” Davaları Bu gibi davalarda, başvuru sahipleri, Fıkra 6-1’e (makul bir tarih içinde adil dava hakkı) dayanarak, davaların (cezai olmayan) aşırı derecede uzamasından dolayı şikayette bulundular. Fıkra 6-1’in İhlali (uzunluk) |